Hakkımızda

Dünyanın, ülkenin,şehrin,semtin,hayatın ve duyguların bir merkezi mevcuttur. Bu durum bazen coğrafi bir merkezdir; dünyanın coğrafi merkezinin Türkiye / Yozgat / Sarıkaya köyü yakınlarında bir alan olduğu iddaa edilir.(1)  Duyguların merkezi ise, onun hakkında en net karar verdiğiniz andır. Ülke,şehir ve semt gibi alanların merkezi ise, yoğunluğun en sık yaşandığı yerlerdir. Hayatın ise; değişik zaman süreçleri vardır. Onu ne zaman anladığını bilirsen burası merkezdir ve bir kırılma noktasıdır. Kişiye göre değişiklik gösterir, kimi 10 yaşında bulur bu merkezi kimi 50 yaşında ama herkes için bir kırılma noktası olan merkez mevcuttur.

 

Bizim yıldırım, 89 senesinde, Türkiye’nin başkenti Ankara’nın en merkezi ve tarihi semti olan Ulus’ta doğdu. Doğarken olmak istediği yer, anlatmak istediği felsefe hepsi, sanki evren tarafından ona öğretilmiş ve doğduğu andan itibaren bir misyonu gerçekleştirmek için görevlendirilmişti.

 

Tüm bunlara rağmen, duygularının merkezi olan kırılma noktasına, gelişirken ulaştı. 1996’da tam da söylemek istediklerini dile getirebileceğini ve ondan beklenileni haykıracağı bir dönemdeydi.

 

96’da zamanın tam ortasındaydı artık, çarklardan ve dişlilerden aldığı gücü, kendi işaret dili ve işaretçileri ile birbirini kovalayan akrep ve yelkovanla anlatıyordu. Hayatın, zamanın ortasında, kendi dili, kendi fikirleri ve tasarımları ile insanlığa zamanı hatırlatıyordu. Kimisine geçen zamanı, kimisine huzur kokan bir evin bireylerinin sofraya oturma zamanını, kimisine evladının mezuniyetinin, düğününün, nişanının zamanını gösteriyordu, kendi dilinde.

 

Kendisine yüklenmiş bu misyonun evrende bir sekmesi olduğunu düşünüyor ve deyim yerindeyse, bir kısa ad, bir lakap veya bir marka arıyordu. Evrenin içinde olduğu boşluğa çekmek istercesine dikkatleri, anlatmak istercesine herkese bu yokluğu, olmamışlığı, bulunamamışlığı, kayıplığı ve yitikliği sonlandırmak için çığlık atarcasına Mc ESPACE dedi.

 

Artık bir boşluğu dolduran, olmamışı olduran, yitikliği bitiren bir zaman makinası vardı. Evet bunun için doğru terimdir belki de zaman makinası. Sonuçta bir makine ve kendi üslubu ile zamanı gösteriyordu.

 

Dodurgalı Yıldırım, bir yandan dünyanın tüm yorumlarını, yani tüm seçkin saat markalarını ziyaretçileri ile buluştururken, bir yandan da kendi yorumunu sunuyordu. Sırf insanlık zamanın makinasını muhakeme edebilsin, farklı düşünceleri, görüşleri, tasarımları fark edebilsin, karar verebilsin diye.